İ Ç İ M D E K İ Ç O C U K
Büyüme sen içimdeki çocuk
Büyüme sen
Senin büyümen
İnfazıdır yaşama ve doğruluğa olan inancımın
Senin büyümen
Sevdasız coğrafyalara
Sürgünüdür ömrümün
Büyüme sen içimdeki çocuk
Büyüme sen
İhanetleri tanıma sen
Ağlamayı bilme
Çıkmaz sokaklarda
Heder etme ömrünü
Uçurum başlarında
Gülümseme ölüme
Bir sevda bilmez uğruna
Bozuk para sesi olmasın umutların
Büyüme sen içimdeki çocuk
Büyüme sen
Güzelliğini kör ederler
Dilsiz ederler yiğitliğini
Gülüşün sağır
Murdar olur gençliğin
Seni küskün
Seni yalnız koyarlar
Bunca acılar
Bunca yokluklar içinde
Utanmaz olursun
İnsanlığından bile
Büyüme sen içimdeki çocuk
Büyüme sen
Varsın böyle azap olsun yaşam
Varsın bir garip çocuk desinler
Varsın sevdaya bir damla ihanet
Bir damla ayrılık çalsınlar
Senin çocukluğuna
Senin saflığına
Senin o ulaşılmaz sevdana
Hangi karayı sürebilir
Bu yüreği kara
Yaşamı kapkaralar
Büyüme sen içimdeki çocuk
Büyüme sen...
Fatin Murat SEFERBEYOĞLU
Ve sen daha demincek, yıllar da geçse demincek; bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm ÖMRÜMÜN SEBEBİ; USTAM; SEVGİLİM...
YÜREĞİMDE GİZLEDİĞİM
YÜREĞİMDE GİZLEDİĞİM (Fatin Murat SEFERBEYOĞLU'nun şiir kitabı...)
Kendi olmak, kendini yazmak... Üstelik kendi şiirini yazmak... Kendini yazarken yaşadığın toplumun bireyi olduğunun ayrımında olarak, toplumsal sorumluluğu üstlenerek yazmak... Fatin Murat SEFERBEYOĞLU bu bilinçle üretiyor şiirlerini. O, kendinden yola çıkarak bireyi olduğu toplumu, toplumun bireylerinden kendi bilincine yansıyanlarını yazıyor; yalın bir dille kolaycılığa kaçmadan... Bağlandığı damarın sorumluluğunu taşıyarak... Yüreğimde Gizlediğim'i okurken kendinizi, yüreğinizi bulacak; duyarlı bir yürekle bütünleşeceksiniz.
Kendi olmak, kendini yazmak... Üstelik kendi şiirini yazmak... Kendini yazarken yaşadığın toplumun bireyi olduğunun ayrımında olarak, toplumsal sorumluluğu üstlenerek yazmak... Fatin Murat SEFERBEYOĞLU bu bilinçle üretiyor şiirlerini. O, kendinden yola çıkarak bireyi olduğu toplumu, toplumun bireylerinden kendi bilincine yansıyanlarını yazıyor; yalın bir dille kolaycılığa kaçmadan... Bağlandığı damarın sorumluluğunu taşıyarak... Yüreğimde Gizlediğim'i okurken kendinizi, yüreğinizi bulacak; duyarlı bir yürekle bütünleşeceksiniz.
29 Temmuz 2010 Perşembe
Günün Yazısı
Ö Ğ R E T M E N O L M A K
Bir sevdadır öğretmen olmak...Hani yemeden içmeden kesen;hani sevdiğine pervane olan;yani gözü başka bir şey görmeyen bir sevda...Bir kara sevda desek daha doğru olur.Hiç düşündünüz mü neyin sevdasıdır bu?Ne ile açıklanabilir almadan vermek,verdikçe çoğalmak,çoğaldıkça yaşamı kucaklamak?Bir damla suya hasret bir çöl susuzu gibi bilgi bekleyen,aydınlığa susamış,annelerini bekleyen kuş yavruları gibi ağzınıza bakan binlerce,onbinlerce çocuğa beyninizi,bedeninizi açmak neyin karşılığıdır?Hayır zor değil,bir tek sözcükle anlatabilirsiniz bütün bunları,bir tek sözcük sizi geleceğe çevirir:”Öğretmen”
Damardan verilmiş bir güçtür öğretmen olmak...Aç kalmayı,açıkta kalmayı,iklimlerin değişkenliğini,mevsimlerin zorluğunu unutmaktır size imrenerek bakan çocuk gözlerde...Hani gerçek sanatçılar vardır bilirsiniz.İçleri yanıp,gözleri buğulanmış ve yürekleri kan revanken bile izleyicilerini hiç unutmazlar,unutmak ellerinde değildir çünkü...İşte böyle bir duygudur öğretmen olmak.Sınıfa girdiğiniz anda sorunlar,dertler,acılar,hüzünler yok olur.Çünkü sizi bekleyen ,ağzınızdan çıkacak sözcüklere bakan çocuklarınız vardır.Nasıl unutabilirsiniz!Nasıl yok sayabilirsiniz!Nasıl bana ne diyebilirsiniz!Öğretmen olmak bir yürek işidir çünkü,beyninizle yüreğinizi birleştiren bir köprüdür.
Mustafa Kemal’in Kocatepe’den bakışıdır öğretmen olmak,dalga dalga sürüklemektir gençleri...Samsun’dan karanlığın üstüne doğmaktır öğretmen olmak...Önüne katıp cehaleti Ege’de sulara gömmektir.Berrak bir Türkçedir öğretmen olmak,diline kültürüne sarılmaktır.Ay-yıldız olup göklerde dalgalanmaktır öğretmen olmak.Sözün özü bir sevdadır öğretmen olmak,yüreklerde vatan vatan atmak,damarlarda bayrak bayrak dolaşmaktır.
“Öğretmen bir mum gibidir”denmiştir hep.Yani aydınlatan ama aydınlattıkça yok olan.Yanılgıdır bu.Evet aydınlatmaktır öğretmen olmak ama aydınlattıkça yok olmak değildir.Aydınlattığınız her beyinde çoğalmak,boğduğunuz her karanlıkta bahar toprağı olmaktır.Bereketli ve doğurgan bir bahar toprağı...Verdiğiniz her bilgi cemre olup düşmüştür zemheri ayazının üstüne ve toprak sıcaktır,su sıcak,hava sıcaktır artık.Dallar meyveye durmuştur gayrı...Nasıl yok olduğunuz söylenebilir.Şimdi varsınızdır asıl.Büyüyen her fidanda,açılan her goncada renginiz, kokunuz vardır çünkü.
Bakın çevrenize,elleri çalışkan,yüreği umuda gebe,ülkesinin geleceğini vicdanı ile hazırlayan, gözlerindeki coşku ile “Bir sevdadır öğretmen olmak”diyen birini görürseniz saygıyla selam durun önünde,çünkü Atatürk’ün baş eğmez bir neferidir O...
Fatin Murat SEFERBEYOĞLU
Bir sevdadır öğretmen olmak...Hani yemeden içmeden kesen;hani sevdiğine pervane olan;yani gözü başka bir şey görmeyen bir sevda...Bir kara sevda desek daha doğru olur.Hiç düşündünüz mü neyin sevdasıdır bu?Ne ile açıklanabilir almadan vermek,verdikçe çoğalmak,çoğaldıkça yaşamı kucaklamak?Bir damla suya hasret bir çöl susuzu gibi bilgi bekleyen,aydınlığa susamış,annelerini bekleyen kuş yavruları gibi ağzınıza bakan binlerce,onbinlerce çocuğa beyninizi,bedeninizi açmak neyin karşılığıdır?Hayır zor değil,bir tek sözcükle anlatabilirsiniz bütün bunları,bir tek sözcük sizi geleceğe çevirir:”Öğretmen”
Damardan verilmiş bir güçtür öğretmen olmak...Aç kalmayı,açıkta kalmayı,iklimlerin değişkenliğini,mevsimlerin zorluğunu unutmaktır size imrenerek bakan çocuk gözlerde...Hani gerçek sanatçılar vardır bilirsiniz.İçleri yanıp,gözleri buğulanmış ve yürekleri kan revanken bile izleyicilerini hiç unutmazlar,unutmak ellerinde değildir çünkü...İşte böyle bir duygudur öğretmen olmak.Sınıfa girdiğiniz anda sorunlar,dertler,acılar,hüzünler yok olur.Çünkü sizi bekleyen ,ağzınızdan çıkacak sözcüklere bakan çocuklarınız vardır.Nasıl unutabilirsiniz!Nasıl yok sayabilirsiniz!Nasıl bana ne diyebilirsiniz!Öğretmen olmak bir yürek işidir çünkü,beyninizle yüreğinizi birleştiren bir köprüdür.
Mustafa Kemal’in Kocatepe’den bakışıdır öğretmen olmak,dalga dalga sürüklemektir gençleri...Samsun’dan karanlığın üstüne doğmaktır öğretmen olmak...Önüne katıp cehaleti Ege’de sulara gömmektir.Berrak bir Türkçedir öğretmen olmak,diline kültürüne sarılmaktır.Ay-yıldız olup göklerde dalgalanmaktır öğretmen olmak.Sözün özü bir sevdadır öğretmen olmak,yüreklerde vatan vatan atmak,damarlarda bayrak bayrak dolaşmaktır.
“Öğretmen bir mum gibidir”denmiştir hep.Yani aydınlatan ama aydınlattıkça yok olan.Yanılgıdır bu.Evet aydınlatmaktır öğretmen olmak ama aydınlattıkça yok olmak değildir.Aydınlattığınız her beyinde çoğalmak,boğduğunuz her karanlıkta bahar toprağı olmaktır.Bereketli ve doğurgan bir bahar toprağı...Verdiğiniz her bilgi cemre olup düşmüştür zemheri ayazının üstüne ve toprak sıcaktır,su sıcak,hava sıcaktır artık.Dallar meyveye durmuştur gayrı...Nasıl yok olduğunuz söylenebilir.Şimdi varsınızdır asıl.Büyüyen her fidanda,açılan her goncada renginiz, kokunuz vardır çünkü.
Bakın çevrenize,elleri çalışkan,yüreği umuda gebe,ülkesinin geleceğini vicdanı ile hazırlayan, gözlerindeki coşku ile “Bir sevdadır öğretmen olmak”diyen birini görürseniz saygıyla selam durun önünde,çünkü Atatürk’ün baş eğmez bir neferidir O...
Fatin Murat SEFERBEYOĞLU
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)