YÜREĞİMDE GİZLEDİĞİM

YÜREĞİMDE GİZLEDİĞİM (Fatin Murat SEFERBEYOĞLU'nun şiir kitabı...)
Kendi olmak, kendini yazmak... Üstelik kendi şiirini yazmak... Kendini yazarken yaşadığın toplumun bireyi olduğunun ayrımında olarak, toplumsal sorumluluğu üstlenerek yazmak... Fatin Murat SEFERBEYOĞLU bu bilinçle üretiyor şiirlerini. O, kendinden yola çıkarak bireyi olduğu toplumu, toplumun bireylerinden kendi bilincine yansıyanlarını yazıyor; yalın bir dille kolaycılığa kaçmadan... Bağlandığı damarın sorumluluğunu taşıyarak... Yüreğimde Gizlediğim'i okurken kendinizi, yüreğinizi bulacak; duyarlı bir yürekle bütünleşeceksiniz.



25 Eylül 2010 Cumartesi

Günün Şiiri

S E V D A M A M E K T U P


I.
Dün gece oturdum seni düşündüm
Nasıl girdin yaşamıma
Nasıl da değiştiriverdin yaşamımı
Oysa senden önce
Farkında bile değildim hiçbir şeyin
Değirmencinin atı mıydı dönen
Yoksa at mı döndermekteydi değirmeni
Yani iş olsun diye mi yaşıyordum
Yoksa yaşamı bir işe mi çevirmiştim
Böylesine karışık
Böylesine çelişki yumağıydı
Yaşam denen o büyük coşku
Belki de pratiği olmayan
Teoriler üzerine kuruluydu dünyam
İşimden evime
Evimden işime uzanan
Sarmal bir yay desek daha doğru
Yaydaki uzama görseldir
Yani değişen bir şey yoktur aslında
Yayı yay yapan değerler açısından
Bu mektubu sana yazarken bile
Yüreğimdeki depremle sarsılıyor bedenim
Ve ben gecenin karanlığından
Beyaz sayfaya damıtırken duygularımı
Hep aynı şeyi
Aynı tutkuyla söylüyorum
İyi ki varsın sevdiğim
İyi ki karşıma çıktın
Ve de iyi ki yüreğimin kapısına dayadın yüreğini...

II.
Bir de senden sonrası var ki yaşamımın
Yalın bir sevda öyküsü
Ya da gelir geçer bir kervan değil
Ne yüreğin günahlardan arındırılması
Ne de elma kokusunun düşünceyi sarması
Hiçbir kitapta anlatımı yok bunun
Çünkü sen bende isyanın
Sen bende uyanan bir devin
Ve sen bende coşkulu bir halayın sesi oldun
Yalnızlıklar yıkıldı
Acılar yok oldu
Umutsuzluklar umutla yıkandı
Tuttum bunlarla bir resim yaptım
Baktım ki seni çiziyor fırça
Şimdi üretmenin gururu
Sevmenin mutluluğu ile
Yüreğimden yüreğine damıtırken duygularımı
Hoş geldin diyorum
Geldin ve yeşillendi bozkır
Geldin ve aydınlandı gözlerim
Ve gelişinle anımsadı adamlığını
Her tipide savrulan bu yürek...

III.
Bugün annemin mezarına gittim
Farklı olan bir şey vardı
Ya da farkına vardığım bir şey
Onu ellerimle toprağa koyduğum günden beri
İlk kez yürekte bir ses
Işık vardı gözlerde
Her şey seninle değişti canımın içi
Kabuğunu kırdı her şey seninle
On yıl aradan sonra anneme
“Sana geldim
Ama bu kez dert anlatmaya
Yüreğini sızlatmaya değil
Yaşama sarılışımı
İsyanın türküye dönüşümünü
Senin istediğin benim yapamadığımı
Yani yürekte direnişin başladığını
Anlatmaya geldim”dedim.
Ve ben bunca yıl sonra gülüyorsam
Hem de ağız dolusu gülüyorsam
Sigara dumanında yitip giden bir ömre
Adınla başlayıp direniyorsam
Sevdamı anneme anlatıyorsam
Bil ki boşuna değil
Boşuna değil bu güçleniş
Ve canımın can yoldaşı
On yıl sonra gülen gözleriyle baktı annem
“Selam et! O güzeller güzeline,
Canıma can katana selam et!”dedi.
İşte böyle sevdiğim
Sevdanın dile gelmesi bu aslında
Sevdanın dilinden
Kağıdın yüzüne akarken sözcükler
Yine tekrarlıyorum
İyi ki varsın bebeğim
Ve iyi ki yüreğini yüreğime ekledin...

IV.
Gece ilerliyor
Sevdan ilerliyor
İlerliyor güzellikler
Söyleyeceklerim bitmedi
Mümkün de değil bitmesi
Çünkü sen varsan
Sevdan varsa yürekte
Bitebilir mi söylenecekler!
On yıldır susan bu yürek
Anımsamışken yağmayı
Durabilir mi artık!
Uzun söze gerek yok
Sevdanın olduğu yerde
Çaresiz kalabilir sözcükler
Çünkü sevda için susmak da
En büyük anlatımdır kimi zaman
Şimdilik susuyorum
Örtüp üstünü yüreğimin
Seni ısıtacağım gecenin karanlığında....


Fatin Murat SEFERBEYOĞLU