YÜREĞİMDE GİZLEDİĞİM

YÜREĞİMDE GİZLEDİĞİM (Fatin Murat SEFERBEYOĞLU'nun şiir kitabı...)
Kendi olmak, kendini yazmak... Üstelik kendi şiirini yazmak... Kendini yazarken yaşadığın toplumun bireyi olduğunun ayrımında olarak, toplumsal sorumluluğu üstlenerek yazmak... Fatin Murat SEFERBEYOĞLU bu bilinçle üretiyor şiirlerini. O, kendinden yola çıkarak bireyi olduğu toplumu, toplumun bireylerinden kendi bilincine yansıyanlarını yazıyor; yalın bir dille kolaycılığa kaçmadan... Bağlandığı damarın sorumluluğunu taşıyarak... Yüreğimde Gizlediğim'i okurken kendinizi, yüreğinizi bulacak; duyarlı bir yürekle bütünleşeceksiniz.



28 Eylül 2010 Salı

Günün Şiiri

İ K İ N C İ M E K T U P


I.
Bugün sana söyleyeceklerimi
Bir bir sıralamıştım oysa
Ama anladım ki
Bazı şeyler maddelenmiyormuş
Sıralamayı yüklenemiyormuş
Sevda sözleri
Adınla başlıyor her şey dedim
Seni sevdim çoğaldım dedim
Ben sende kayıp sandığım kentleri dedim
Dedim de dedim
Yüreğimdeki ırmak
Seninle coştukça
Setler çekmeye çalıştın
Anlaşılmaz biçimde
Benim söylediklerim
Arkasında kaldı söylenenlerin
Bir de tuttun kumar oynadın
Sevda sözlerim adına
Yarama basma demiştim oysa
Kanatma yaralarımı demiştim
Yaşam zordur sevdiğim
Zordur sevda
Çünkü tanımı
Kuralı
Ya da formülü yoktur
Oyun içinde kurnazlığa yenilecek kadar saftır
Bir tek olasılığı vardır
Sevda da uzun ömrün
Güveneceksin
Hem de öyle sıradan değil
Kayıtsız şartsız güveneceksin
Aksi halde sevda temelsiz kalır
Ve bir nefeste yıkılır
“İşte büyük sevdanız”
“İşte yürekli dediğiniz sevgili”
Der birileri bıyık altından gülerek
Tetik ol meleğim
Sıkı dur
Yaşam zordur
Zordur sevda çünkü
Tanımını ve kuralını aramak
Düşler ülkesini gezmek gibidir

II.
Anımsar mısın
İyi ki varsın demiştim
İyi ki yüreğini yüreğime ekledin demiştim
Yalnızlığı dost edinmiş
Bir yürekle söylemiştim bunları
Elimden tutup beni yaşamın akışına çektiğin zaman
Su akmalı
Akmalı ki yatağını bulmalı dediğin zaman
Attığın adımın hesabını verebilmelisin demiştim
Ne erken
Ne de geç
Her şey yerli yerinde olmalı
Bir şeyleri zaman belirlemeli demiştim
Ama yine olmadı
Yine zamanı yenmek istedin
Ben bilirim dedin yine
Ve sevdamızı sürüp ortaya
Rest dedin hem de ölümüne
Bir şeyi gözardı ettin bebeğim
Sevda restleşme aracı olmaz
Yürekte ne saklıdır
Ya da ölçüsü nedir sevdanın
Bunun yanıtı kumarda bulunmaz
Şimdi ipotek altında yüreğim
Acabalar uçuşuyor beynimde
Ha vurdu
Ha vuracak birisi
Ve biliyorum ki
Acabalardır sevdaların kemirgenleri
Neden sevdiğim neden
Kaç kez sınadın beni bir anımsa
Kaç kez sınadın da
Düştün benimle yollara
Tam da sırtımı dayamışken gülen gözlerine
Neden sevdiğim neden
Neden rest dedin
Damla damla biriken sevda gölümüze

III.
Bu mektup hiç yazılmamalıydı belki
Hiç anlatılmamalıydı yanlışlar
Kurnazlık dürüstlüğü vurmamalıydı böyle
Her şey senin yüreğin kadar temiz değil ki
Şimdi içimde kemirgenler
Durmadan çalışıyor
Gecenin bu yalnızlık ayrımında
Kağıda yüreğimden değil
Gözlerimden damlıyor ıslak sözcükler
Daha dün iyi ki varsın derken
Şimdi neden diyorum
Ne kadar acı değil mi
Göz yaşartacak kadar
Benliğimi yakacak kadar acı
Oysa sorsaydın bana
Niçin deseydin
Yargısız infaz yapmasaydın
Aşağılamasaydın sevdamı
Kazanmanın tadına
Mutluluğu banacaktık
Kuşku ile yaşıyorsan benim yanımda
Beni benle değil
Kurnazlığa yenilmiş sözlerimle sınıyorsan
Payıma yine gözyaşı düştü demektir
Sevgim anlaşılmazlığın tutsağı demektir
“Her ağacın kurdu özünden olur
Yiğidin kemliği sözünden olur”
Diyenler haklı çıkmışlardır bir kez daha
Ve sen bu sözü anlamamışsan
Yüreğini yüreğimin kapısına dayamamışsındır
Yani bir yürek yanılsamasıdır yaşananlar
Ve ben taşıyamam bu yükü...

IV.
Yüreğimde acı savruluyor
Bedenimde hüzünlü bir bekleyiş
Ellerimde güvensizlik kelepçesi
Zincirler şakırdıyor ayaklarımda
Kurtuluşu sende görmüş
Yoluna baş koymuşken
Neden boğazıma yutkunmayı
Gözlerime ağlamayı armağan ettin
Öyle sevmiştim ki seni
Seni öyle değerlere bağlamıştım ki
Anlatmak olası değil
Olası değil yüreğimi avuçlarına bırakmak
Çünkü eksik olan bir şeyler var
Güvensizlik pusuda
Pusuda kuşkular
Ve öylesine hazırlıksızım ki
Tek kurşun yetebilir katlime
“Her sevda ihanetle kardeştir”dediler
“Her sevdalı biraz da kalleştir”dediler
Hayır dedim
Sevdanın kutsallığı kalmaz
İhanetle sarmalanınca
Kalmaz yüreğin büyüklüğü
Kalleşlikle oyalanınca
Ama vurulmama öyle bir yardım ettin ki
Öyle bir güldürdün ki
İhaneti ve kalleşliği barındıranları
Yüreksiz bir zavallı oluverdim şimdi
Ve öyle kurnazdılar ki
Bunu sana söylettiler
Benzerim değil
Benzerim sandığım dedirttiler
Oysa hep dedim ki sana
Benzerim sandığım bana bir şey yapamaz
Ancak elmanın diğer yarısı vurabilir beni
Ve şimdi upuzun kanlar içinde yatıyorsam
Ellerinde kanım var sevdiğim
Ellerinde kanım...

V.
Sana bunları yazmak
Kolay olmadı gül yüzlüm
Kolay olmadı
Yüreğimdeki sancıyı anlatmak
Ve ben gecenin koyuluğunda
Duman duman eriyorsam
Çıkış bulmaktır tek derdim bilesin
Yanlışı açmazsan doğrular yaşam bulmaz çünkü
Hiçbir şey için son yoktur
Her son bir başlangıçtır aslında
Bunca yaralanmışlığa
Aşağılanmışlığa karşın
Benzerim sandığım yüreksize
Zayıf ve karamsara karşın
İçimden coşkun bir sel sana akıyorsa
Gurur-Ki her şeyim onun üstünedir-
Bir masal gibi kalıyorsa
Gözlerine hem de nasıl bir susamışlık varsa
Her şeyi unutmuş bir yürekle
Kapına dayanmışsam
Bu sevda değil de nedir sevdiğim
Bu sonu başlangıç yapmak içinse geç değildir
Geç değildir kemirgenlerden kurtulmak
Kurnazlıklara gözünü açmak için
Haydi ne olur
Uzanan ellerimi boş çevirme
Ve gidelim seninle
Onuncu köyün sevda ormanına...

VI.
Bir daha ki mektup yazılır mı
Ya da bir daha ki mektupta buluşur muyuz bilmem
Yüreğim hala adını vuruyor bilesin
Hala adınla sağılıyor güzellikler
Yüreğin esir düşmeden güvensizliğe
Tutsak etmeden beynini kuşkular
Arın kara düşüncelerden
Arın ve gel yanıma
Bir önceki mektupta susmak demiştim
Susmak kimi zaman en büyük anlatımdır demiştim
Yine susuyorum
Bir bekleyişe teslim edip yüreğimi
Sadece tütün çekiyorum yüreğime
Bilirsin ki
Yaraya tütün basar çaresizler
Çare sende
Çözüm ikimizde
Şimdilik hoşça kal sevdiğim
Adın gibi güzel
Adın gibi yiğit kal...

Fatin Murat SEFERBEYOĞLU

Hiç yorum yok: